Saç Dökülmesi Sorunu

SAÇ DÖKÜLMESİ SORUNU


SAÇ DÖKÜLMESİNİ TANIMLAYARAK BAŞLAYALIM


Saç dökülmesi sorunu konusunda İnternet üzerinde bir çok makale bulunuyor ancak gördüğümüz kadarıyla bu makalelerin bir çoğu ingilizceden çevrilmiş ve hemen hemen hepsi aynı sıkıcı bilgileri içermekte. Saç dökülmesi sorununun bir hastalık olduğunu söyleyen makaleleri okurken ardından saç dökülmesi bir hastalık değildir biçiminde bir makaleyi okuyabiliyorsunuz. Saç dökülmesi bir hastalık mıdır değil midir? Bu soruya açıklık getirerek başlamakta yarar görüyoruz. Bizim kanaatimize göre saç dökülmesi hastalık değil, geçirilen hastalığın belirtisi şeklinde ortaya çıkarak ilerleyen bir sürecin saç ve kıl köklerine yansımasıdır. Saç dökülme tiplerini incelediğimizde, yaşanılan klinik bir rahatsızlığın olumsuz yansıması sonucunda saç dökülmesi yaşandığı görülmekte.


Saç Dökülmesi


Saçlar, kendiliğinden istemli ve sistemli bir şekilde dökülme döngüsü yaşamaktadırlar. Her saç telinin 3 aşamalı bir yaşama döngüsü bulunmaktadır. Bu aşamaları canlanma, büyüme ve dökülme evreleri şeklinde sıralayabiliriz. Her yetişkin insanın kafasında on binlerce saç kökü ve bu köklerde yetişen saç telleri mevcuttur; ancak bütün saç kökleri aynı anda üretim yapmazlar ve aynı zamanda dökülme yaşamazlar. Bu, insan doğasına aykırı bir durum olurdu. Bütün hücrelerimizin aynı anda yenilenmediği gibi saç hücreleri de aynı anda yenilenmezler. Saç köklerinin bazıları dinlenme periyoduna geçtiklerinde diğer saç kökleri üretime başlamış olurlar ve bu akıllı döngü sayesinde saçlarımızdaki tüm saçları aynı anda yitirmeden saçlarımızı yenilemiş oluruz. Bütün saç köklerinin aynı anda saç üretimini durdurup dinlenme periyoduna girdiğini düşünün; bu durumda kafamız tamamen kel kalırdı ve saç köklerimiz büyüme periyoduna geçinceye dek kel olarak kalırdık (bu hiç istenilecek bir durum değil, iyi ki akıllı bir genetik yapımız var). Saç köklerimizin dinlenme süreci tamamlanınca canlanma evresi yeniden başlar, kök yeni saç yapımına hazırdır (gelsin sağlıklı yeni saçlarımız). Sıralı olarak yürütülen bu evreler sayesinde tamamen kel kalmadan saçlarımızı yenileriz. Bu anlattıklarımızdan da görüldüğü gibi, saç dökülmesi zaten vücudumuzun doğal biçimde yaşamış olduğu zincirleme süreçtir.

SAÇ DÖKÜLMESİ SORUNU HANGİ DURUMLARDA SORUN OLARAK GÖRÜLMELİDİR?

Alışılagelmiş biçimde süren saç yenilenmeleri esnasında yaşadığımız saç kayıplarından daha yüksek miktarlarda saç dökülmesi sorunu yaşadığınız durumlarda bir problem olduğunu düşünebilirsiniz. Alışılagelmiş ve bilimsel olarak kabul edilen günlük saç dökülmesi miktarı 100 ila 150 adet saç teli olarak tanımlanır. Saçlarınızı yıkarken veya tararken dökülen saç tellerinin sayısını hemen hemen bilirsiniz. Sizin ezbere bildiğiniz saç dökülmesi adetlerinin artması zaten gözünüze çarpacaktır, bir anormallik hisseder hissetmez saçlarınızı takip etmeye başlamalısınız. Ancak, sizi bir mevsimsel saç dökülmesi konusunda uyarmamız gerekiyor ki, tanımlayamadığınız bir saç dökülmesi tipi ile karıştırmayasınız. Ülkemizin bulunduğu iklimde mevsimsel saç dökülmeleri ağustos-kasım ayları arasında yaşanmaktadır. Bu aylarda, saç dökülmesi artış gösterdiğinden hemen paniğe kapılmamalısınız. Eğer saç dökülme problemi ağustos-ekim aylarında ortaya çıkmışsa, mevsimsel saç dökülmesi ihtimalini aklınızın bir köşesinde bulundurun. Fakat 2 ayı aşan dökülmeler genel olarak mevsimsel saç dökülmesinden ziyade bir sorunun veya hastalığın habercisi olabilir. Saç dökülmesi kimi zaman yavaşça başladığı gibi bazen aniden başlayabilir, genelde bakteriyel bir sorunun göstergesidir. Bu tipte bir dökülmeye saçkıran dediğimiz bir deri hastalığı sebep olmaktadır. Saçkıran saçlarda görüldüğü gibi sakallarda, kaşlarda da görülebilmektedir. Aniden dökülme biçiminde ortaya çıkar ve hızlı bir şekilde dökülme alanını genişletir. Önlem alınmazsa kafanın tamamını etkileyerek saçların çıkamamasına sebep olur. Özellikle aniden beliren dökülmeler sorun olarak görülüp hızlıca müdahale gerektirir.

Yavaş ilerleyen saç dökülmeleri büyük çoğunlukla genetik tipteki dökülmelerdir. Erkeklerde alın gölgesinde saç azalması ve saç çizgisinin gerilemesi şeklinde belirdiği gibi, kimiz zaman da kafanın en tepesinde açılmalar başlayarak kelleşen alan genişleyebilir. Bunlar belli desenler biçiminde ilerleyerek saç seyrelmesine ve gitgide kelliğe sebep olurlar. Kadınlarda desenli dökülmeler çoğunlukla yaşanmaz. Genel saç sayısında azalma, kafanın genelinde saç seyrelmesi şeklinde gelişerek ilerler. Erkeklerde kalıtsal dökülmeler ergenlik yaşlarında bile görülebilirken kadınlarda daha geç yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Çoğu erkek 50 yaşlarına varmadan genetik dökülmenin tüm evrelerini yaşamış ve kel kalmışlardır. Kadınlar ise 50 yaşlarından sonra bile saçlara sahiptir ancak saçlarda azalmalar meydana gelmiştir ve tamamen kel kalma olasılığı çok daha düşüktür (erkekler kadınlara oranla daha şanssızlar). Ülkemizde gerçekleşen saç dökülmeleri çok yüksek oranda genetik (kalıtsal) dökülmelerdir. Tıp henüz genetik dökülmeye kesin bir çözüm üretemediğinden, bu durumu yaşayacak kişilerin kel kalması hemen hemen kesindir ancak belli müdahaleler eşliğinde durum geciktirilerek ötelenebilir.

SAÇ DÖKÜLMESİ SORUNU BAŞKA HANGİ DURUMLARDA ORTAYA ÇIKAR?

Saç dökülmesinin bir çok sebebi bulunmaktadır. Genetik yatkınlık ilk sırayı aldığından uzun uzadıya bahsettik. Ancak diğer dökülme tiplerine de değinmeden geçmeyelim.

Yetersiz Beslenme: Yetersiz ve dengesiz beslenme saç dökülmesi sebebi olabilir. Yeteriz vitamin alımı, yetersiz mineral alımları saç köklerinin cansızlaşarak görevlerini yerine getirememelerine sebep olurlar.

Anemi (kansızlık): Kansızlığın da saç dökülmelerine yol açtığı biliniyor. Kandaki yetersizlik saç köklerinin beslenemeyerek güçsüzleşmesine ve saç dökülmesine neden olur.

Aşırı Vitamin Alımı: Belli vitaminlerin gereğinden fazla miktarda vücuda girmesi saç dökülmesine yol açabilir.

Duygusal Travmalar: İnsanların duygusal olarak bir çöküntü yaşaması hızlıca yansımasa bile bir süre sonra ortaya çıkabilen saç dökülmelerine sebep olurlar.

Fiziksel Travmalar: Kafa derisini etkileyen fiziksel yaralanmaların getirdiği marazlar nedeniyle saç kökleri geri dönüşümsüz şekilde kaybedilebilir. Saç köklerinin yitirildiği durumlarda saç bir daha asla çıkmayacaktır. Ancak, saç ekimi gibi tıbbi müdahalelerle sorun geçiştirilebilir.

Stres: Çağımızın en büyük problemi ve saçlarımızın en büyük düşmanıdır stres. Yoğun stres altında geçirilen süreler, saçlarımızda dökülme olarak bizlere geri yansıyacaktır. Günlük hayatta stresten uzak kalmak saçlarımızı korumak adına oldukça faydalıdır. Yüksek stres altında kaldığınız zamanların peşinden kendinizi sakinleştirerek huzurlu bir ruhsal duruma geçmek saçlarınızın dostu olabilir.

Ani Kilo Kayıpları: Hızlıca ve aniden oluşan kilo kayıpları bağışıklık sistemimizin çöküşüne neden olarak saç dökülmesi sorununa zemin hazırlar. Ani gelişen kilo kayıplarının önüne geçerek saçlarımızı koruyabiliriz.

Çeşitli İlaç Tedavileri: Kemoterapi ve benzeri ilaç tedavileri saçlarımızın dökülmesine neden olurlar. Ancak bu gibi durumlarda saç dökülmesi geçicidir ve saçlarımız bir süre sonra yeniden çıkmaya başlar.

Aslında saç dökülmesi konusunda daha birçok sebep sayılabilir. Ancak bu durumlar genelde en çok rastlananlardır.

SAÇ DÖKÜLMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

Son tahlilde; Saçlarımızın sağlığını önemsemeliyiz. Stresten uzak durup, sigara ve alkol gibi çeşitli kötü alışkanlıklardan kaçınarak, yeterli ve dengeli beslenerek, düzenli egzersiz ve spor yaparak, saçlarımızı olması gerektiği kadar yıkayarak, saç bakımına özen göstererek ve saçımızda sorun görür görmez tedavi uygulayarak saç dökülmesini belli oranda önleyebiliriz. Saç dökülmesi sorunu yaşıyorsanız, saç dökülmesine ne iyi gelir makalemizi okumanızı tavsiye ediyoruz.

BÜLTEN ABONELİĞİ